Kinoa Bitkisine Önem Verin

Kinoa Bitkisine Önem Verin


Son zamanlarda popülerliği artan  çeşitli haber kanallarında ele alınmaya başlamıştır. Ülkemizde henüz kinoa nedir bilinmezken son üç yıldır Amerika’da bir kinoa çılgınlığı yaşanıyor. NASA astronotlarının beslenmesinde kullanılıyor. Birleşmiş Milletler 2013 yılını kinoa yılı ilan ediyor. Bizler de www.tarimsalfikirler.com olarak bu değerli bitkiyi sizlere tanıtmayı amaçladık. Ülkemiz için hayırlı olması vesilesiyle…

New York’un yeni beslenme trendi olarak gösterilen ve ünü Türkiye’ye kadar gelen ‘kinoa’ (quinoa), Türkiye’de bulunmayan mucizevi bir tahıl türü. Bulgur ve pirincin en büyük alternatifi olan bu tahıl, asıl olarak Güney Amerika’da yetişiyor. Mazisi ise çok eski; İnkalar’a kadar uzanıyor. İnkalar kinoaya ‘tahıl ana’ diyormuş. Uzmanlar kinoanın açlık sorununa çare olabileceğini bile düşünüyor. Birleşmiş Milletler tarafından 2013 ‘Kinoa Yılı’ ilan edildi. Şimdilerde internet üzerinden kinoa satın alanların sayısı arttı. Ayrıca kimi büyük marketlerde de kinoa satılıyor ve kilosunun fiyatı 8.5 liradan başlıyor.





Pirinç ve bulgurun alternatifi: “Kinoa”

Artan pirinç fiyatları ve küresel ısınma nedeniyle rekolte düşüşü alternatif arayışları gündeme getirdi. Yalnız Türkiye’de değil, tüm dünyada “buğday ve “pirincin yerini tutabilecek yedek bitkiler” üzerinde oldukça hızlı araştırmalar yapılıyor.

Bilindiği gibi tüm dünyayı besleyen iki temel tahıl türü var: “Buğday” ve “pirinç…” Buğday ve pirinçteki “aminoasitler” beslenmede protein ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılıyor. Bu açıdan Uzakdoğu ülkeleri pirinçle beslenirken, bizim de dâhil olduğumuz ülkelerin büyük çoğunluğu buğdaydan elde edilen besinleri tüketiyor.

Ancak pirinç, doğası gereği çok miktarda suya ihtiyacı olan bir bitki… İleride oluşacak şiddetli kuraklıkların pirinç üretimine darbe vuracağı konuşuluyor. Bu açıdan pirince alternatif bitkiler üzerinde durulması gayet normal.

BUĞDAY VE PİRİNÇTE ÜRETİM DÜŞECEK

Pirinçle ilgili son günlerde yaşanan olayları dramatize edip alevlendirmeye gerek olmadığını düşünüyorum. Ancak yakın gelecekte tüm dünyada tahıl sıkıntısı çekileceği de bir realite olarak önümüzde. Bunda küresel ısınmanın etkileri kadar “artan nüfusun yükselen talebinin” de etkisi var.

Örneğin, bizde daha beş altı yıl öncesine kadar 22 milyon tonlara çıkan buğday üretimi hızla gerileme eğiliminde. Yakın bir süre sonra yıllık rekoltenin 15 milyon tonlar seviyesine inebileceği tahmin ediliyor. Bunda “biyoyakıt” talebinin de bir miktar sorumluluğu bulunuyor.

Keza yarıya yakın kısmını ithalatla karşıladığımız pirinç 350 bin tonlara doğru negatif seyir halinde. Bu tablonun oluşmasında en büyük etken tüm ekim alanlarında görülen kuraklık. Türkiye’de İç Anadolu başta olmak üzere tüm vadi ve ovalarda taban suyu iyice derine çekilmiş vaziyette.
İşte bu durumda “step iklimine kolay uyum “Kinoa” Güney Amerika’da And Dağları üzerinde yetişen bir bitki. Yakında pirincin alternatifi olabilecek çok değerli bir tahıl çeşidi. ABD’de hızla yükselen satışları ise oldukça dikkat çekiyor.
sağlayan” ve “kuraklığa dayanıklı” bazı alternatif tahılların üzerinde durmamız geleceğimiz açısından çok önemli.

Buğday ve pirinçte “gen teknolojisi” nin getirdiği uyumlaştırma çalışmaları ise oldukça sınırlı. Bu nedenle alternatif bitkilerde “girişim fırsatları” giderek artacak gibi görünüyor.

“KİNOA” DİYE BİR TAHIL CİNSİ… 

İşte tam bu noktada halen Amerika’da büyük rağbet gören ve sağlık mağazalarında tonlarca satılan bir bitki devreye giriyor: “Quinoa” (kinoa)… Bu ilginç tahıl türü aslında Orta ve Güney Amerika’da asırlardan beri biliniyor. “Antik İnka ve Aztek uygarlıkları” döneminde buğday ve pirinç gibi kullanılmış.

“Kinoa” susamgillerden bir bitki olmasına rağmen yağ aranı düşük, buna karşın protein içeriği oldukça yüksek. Üstelik protein yapısı buğdayda olduğu gibi “gluten” şeklinde değil ve hazmı çok daha kolay. Bu bitki son üç yıldır Amerika’da mısırı dahi gölgede bırakan bir popülariteye sahip olmuş durumda.

Şişmanlatmaması, buna karşın besleyici değerinin yüksek olması onu Amerikan tüketicisinin gözdesi haline getirmiş. Talebi gören tarım girişimcileri şimdi hızlı biçimde “kinoa” yetiştiriciliğine soyunuyor. Hâlihazırda “kinoa” Peru ve Bolivya gibi ülkelerden ABD’ye bol miktarda ithal ediliyor.

ANADOLU İKLİMİNE ÇOK UYGUN 

“Kinoa” nın gübre ve su problemi yok. En iyi verimi rakımı 1000
ila 4000 metre arasındaki yaylalık kıraç arazilerde veriyor. Dağ yamaçlarında ve ovalarda verim değişmiyor. Bu bitki her türlü toprağa uyum sağlamasıyla ünlü…

“Kinoa” makineli tarıma son derece uygun… “Kırmızı süpürge otu” görünümündeki “kinoa” nın bulgur tanesi büyüklüğünde olan ve opak boncuk tanelerini andıran tohumları ya doğrudan ya da öğütülerek kullanılıyor. Tadı buğday ile pirinç arasında. “Kinoa” nın 1 kilosunda yaklaşık 200 gram protein bulunuyor. Bu özellik bitkinin yüzde 20′ sinin protein içeriğine sahip olması demek… Pirinçten üç, buğdaydan ise iki misli daha fazla protein ihtiva ediyor. “Kinoa” başta “Konya Ovası” olmak üzere “Toroslar” ın kuzeye bakan sarp yamaçlarında ve “Doğu Anadolu” nun tüm yüksek platolarında yetişebilecek bir bitki.

Halen ziraat fakültelerimizde bu konuda çalışma yapılıyor mu bilmiyorum ama ABD Tarım Bakanlığı bu tahılın yüksek miktarlarda ithaline izin verirken olası bir krize karşı yaygın yetiştiriciliğini teşvik ediyor. Bugün 10 Amerikalı tüketiciden 5′i “Kinoa” nın ne olduğunu biliyor. Bir bölümü tercihen bu bitkiden hazırlanmış unları ve makarnaları tüketiyor.
“Kinoa” nın beslenmedeki üstünlüğü bir tarafa sağlığa da oldukça yararlı. Demir, magnezyum ve çinko açısından epey zengin…

Nur Demirok

Kinoa hakkında daha geniş bilgilere ve kinoa tohum satışı başlıklarına  www.bizimbahce.net sitesinde bulabilirsiniz; http://www.bizimbahce.net/bitkisel-uretim/kinoa-quinoa-yetistiriciligi.htm

Bir Cevap Yazın